EN MASUM GÜNAHIMIZ TANRI’YI ANLAYAMAMAK

Sokrates ‘Bildiğim tek şey, hiçbir şey bilmediğimdir’  der. Bir bilge için hiçbir şey bilmemek, ‘ne kadar çok şey bilmediğini bilmek’ demektir aslında. Bir sandalye, yapan ustası hakkında ne bilebilir ki,  ya da ne kadar şey bilebilir ki. Peki bir yapıcı var mı, ya da bir yapıcıdan başlamak zorunda mıyız.

Gelin bunu daha sonra ‘DİNLERİN KAYNAĞI TANRI MI, İNSAN MI’ yazımızda tartışalım.  Korkmayın, korkarsanız yenilirsiniz. Bizi ayakta tutan tek şey cesaretimiz. Korkakların yenilgi ve sonuçlarından başka bize öğretecekleri  hiçbir şey yoktur. Albert Camus için ‘bütün gücümüzle korkuları yenmeli ve böylece mutlu olmalıyız’, ‘Mutsuzluğumuzun kaynağı korkularımızdır.   ‘

Oysa mutluluk ‘huzurlu bir organizma’ olmaktan başka bir şey değildir.

Bizi aptalca yaşanacak bir hayata davet eden bir cesareti kastetmiyorum. Tanrı’ya kafa tutan bir cesaret, özgürlük değil, olsa olsa ‘bizi aldatan şeyler hakkında daha fazla şey bilmek’ten ibarettir.  Hayata olayların dürbününden bakarsanız, Tanrı nın neler yaptığını görerek, ne yapmak istediği hakkında da fikir sahibi olabilirsiniz. Ateistler Aydınlanmışl Aptallardır. Onlara karşı nazik olun… İnsanlar yaşlanınca filozof, ölünce bilge olurlar.  Kuşatılmış hiçbir gerçek, Tanrı olamaz. Tanrı’ yı bilmek diye bir  şey yok. Yaptıklarından ‘olduğunun farkına varmak’ diye bir şey sözkonusu olabilir.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir